Dünyayı ikiye ayırdıgınızı dusunun.Güzel insanlar ve çirkin insanlar olarak.Güzel insanlar sabah hava aydınlandıktan ihtibaren sokaklara cıkabilip akşam hava kararmadan ewde olmalılar cunku güzel-yakışıklılar ve bunla gurur duyuyolar.Bu yuzden gunduzleri hava aydınlıkken dısardalar.Diğer tarafta çirkin insanlar var.bunlarda akşam hava karardıgında dısarı cıkabiliyorlar ve hava aydınlanmadan ewlerine gitmeleri gerekiyor.Çünkü çirkinler ve karanlık onların çirkinligini saklicaktır.Bu şekilde dünyayı ikiye ayırdıgımızı düşüelim.
Güzeller tarafından bakarsak şöyle olur hersey.egoların olmadıgı bi yer sonuçta ben guzelim die kimseye hava atamazsın herkes guzel çünkü.Ama aynı zamanda bir süre geçtikten sonra bazı insanlar kendilerini çirkin hissedebilir bazıları bu sebepten daha guzel-yakışıklı olduklarını dusunebilir.buda sonuç olarak egoyu ortaya cıkarır.
Çirkinler tarafından bakarsak belkide daha rahat bi yaşam sürerlerdi.Sonuçta karma dünyadaki dışlanmışlıgı yaşayamazlar ve daha rahat yaşarlar.Bu da onlardaki özgüveni ortaya cıkarır.
şimdi bu insanları gercekten boyle aylarca yaşattıgımızı dusunursek,bence sonuç şu şekilde olur.Çirkinlerin yaşadıgı dunyadada guzellerin yaşadıgı dunyadada (bilerek dunya diorum cunku ayrı dunyalar gibi artık)başlarda ne kadar egosuz ne kdr rahat bi yaşam olsada bir sure sonra ayrımcılık başlar.çirkin dunyasındada kendini oranın guzeli-yakışıklısı ilan edeler olur.
Sonuç olarak insanlarda ayrımcılık her zaman vardır olmuştur süregelmiştir olucaktır.Kimsenin bunu engelleyebilicegini dusunemiyorum.İnsanlar her zaman kendilerini daha üstün ve ya daha aşşada goruceklerdir.Engellenemez!!!
Daha sölemek istedigim çok şey var bu konuda ama şu anda yazamıyorum diyelim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder